Bugün - 25 Mayıs 2020 Pazartesi
Aksaray 17°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklam
Sponsor
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık Yaşam Kültür Spor Siyaset Eğitim Teknoloji Dünya Asayiş Diğer »
Haber Detayları

BİR FANİNİN ÖLÜMÜ UNUTMA HİKÂYESİ…

Avuçlarımızda, kalbimizde dünyanın kiri, pası kalıyorsa, sadece ellerimizin hijyenini sağlamakla geçmeyecek bu virüs..

Köşe Yazarları Haberi - 30 Mart 2020 Pazartesi - 22:28
Avuçlarımızda, kalbimizde dünyanın kiri, pası kalıyorsa, sadece ellerimizin hijyenini sağlamakla geçmeyecek bu virüs..
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

 

Ölüm bir eve girince, sağ kalanları da biraz öldürüyor diyor Peyami Safa. Bunun nasıl bir şey olduğunu en sevdiklerini kendi elleriyle toprağa bırakanlar çok iyi bilir…

Pandemi Günleri bu günler.. Başka bir deyişle “Buhran Dönemleri..”

Korona virüs, Covid-19, veba, salgın…  Bunlar bildiklerimiz…

Peki ne olacak?.. Nasıl olacak?... Ne kadar sürecek?... Ne zaman bitecek?... Ailemi, sevdiklerimi koruyabilecek miyim?... Başedebilecek miyim tüm bu olup bitenle?...

Bunlar da bilmediklerimiz… Yüreğimizi bir mengenede sıkıştıran, cevabını aradığımız ama bir türlü bulamadığımız açık uçlu sorular…

Bildiklerimizin niteliği azaldıkça bilmediklerimizin esrarı daha bir artıyor..

Bilinmezle uğraşmak çok zor..

Bir zehirli kıymık gibi düşüncelerimize batan bu bilinmezlikler, esrarengizliğini arttırıyor yaşamın. Alt üst ediyor gündelik rutinlerimizi… Beynimizde unutulmuş bir sünger, çekip kurutuyor tüm yaşam enerjimizi…

Aslında bütün bu telaş, bir faninin ölümü unutma hikâyesi…

Ölüm; kendisini unutan fanilerden öç alıyor adeta…

İlk kez ne zaman unuttuk ölümü?..

Mezarlıklarımızı şehrin dışına taşıdığımızda mı?..

Sevdiklerimiz terk ederken dünyayı birer birer, bizler ölümü kendimizden uzak tutmak için, “Mevta, Rahmetli” vb. gibi sıfatlar atfettiğimizde mi?..

Dünya telaşına düştüğümüzde mi unutmaya başladık ölümü?.. Çok para kazandığımızda mı?.. Apoletlerimizin yaldızlı gösterişi gözlerimizi büyülediğinde mi?..

Makam ve mevkiimiz yükseldikçe, gerçek itibarın Allah’ın nezdinde olduğunu umursamayarak, kibirle yürüdüğümüzde mi ölümü unutmaya başladık…

Ne çabuk unuttuk dünyanın bir rüya olduğunu; öldüğümüzde uyanacağımızı…

Nasıl da unutuverdik bir anda her şeyin fani olduğunu, baki olanın yaratıcı olduğunu…

Bir faninin ölümü unutması ne acıklı…

Uyandığımız her sabah, “Bu gün kaç kişi öldü?..” sorusu var zihnimizde. Geceleri başımızı yastığa koyarken yine hep o aynı endişe..

Rakamlar uçuşuyor zihnimizde.. Bol sıfırlı rakamlar…

Canlar var o rakamların içerisinde… Tükenen yaşamlar… Sönen ışıklar var o rakamların içerisinde…

********************

 

Şu fani dünyada hiçbir şeyi olmayan, hiçbir şeyden korkmaz derler…

Bireyin maddi gücü arttıkça, kendini koruma kaygısı da artıyor… Oysa manevi gücü arttıkça, kendi varlığından öte, başkalarını korumaya öncelik veriyor insan…

Bizlere kısa bir süreliğine bahşedilen, sonrasında sorguya çekileceğimiz, şu sahibi olduğunu zannedip kendimizi avuttuğumuz, imkânlar, makamlar bir gün mutlaka elimizden alınacak…

Karşılaşacağımız en somut gerçek bu..

Esas mesele şu ki; bir süreliğine bizlere emanet edilen, sonrasında elimizden alınacak olan hayatları nasıl ve ne şekilde yaşadığımız..

Bütün meselemiz şu ki; emaneti gerçek sahibine teslim ettikten sonra ellerimizin temiz kalıp kalmaması…

Ruhlarımızın mı demeliydim yoksa?..

Ne dersek diyelim.. Avuçlarımızda, kalbimizde dünyanın kiri, pası kalıyorsa, sadece ellerimizin hijyenini sağlamakla geçmeyecek bu virüs.., Kalplerimizi de bir güzel yıkamamızın, dezenfekte etmemizin vakti geldi, geçiyor….

Ne güzel söylemiş Ömer Efendi;

“Kimseye bâkî değildir mülk-ü devlet sîm-ü zer

Bir harâb olmuş gönül ta’mîr etmektir hüner…”

******************************

 

Ne demiştik;

Aslında tüm bu telaş, bir faninin ölümü unutma hikâyesi…

 

 

 
Anahtar Kelimeler:Avuçlarımızda, kalbimizde, dünyanın, kiri, pası, kalıyorsa, sadece, ellerimizin, ,
Kaynak / EditörOkunma Sayısı: 1465

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Köşe Yazarları Haberleri
Hakikat arayışının sancısıdır; yaşananlar
YARA
Ateş, Su, Dost

Ateş, Su, Dost
ARMUT PİŞ, AĞZIMA DÜŞ…
Gönül
Oruca Tutunmak
Başkasının Ölümü
Diğer Başlıklar

Diş
Hakikat arayışının sancısıdır; yaşananlar
YARA
Ateş, Su, Dost
ARMUT PİŞ, AĞZIMA DÜŞ…
Gönül
Belediye Başkanın'dan Ramazan Ayı Mesajı
Oruca Tutunmak
Başkasının Ölümü
HAYAL ve DÜŞ
Hava Durumu ( Aksaray )
Bugün
2°°C - 17°°C
Salı
2°°C - 19°°C
Çarşamba
7°°C - 27°°C
Perşembe
8°°C - 28°°C
Namaz Vakitleri ( Aksaray )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı

25 Mayıs 2020 Pazartesi
Yazarlar
Yılmaz EVAT
Diş
Dişe dair bir yazıya kaç zamandır dişim gıc...
İsmail BAŞTÜRK
Hakikat arayışının sancısıdır; yaşananlar
Su, ateş, dağ, taş ve canlılar hepsi bize bir şeyl...
Meryem Beyza EGEMEN
Ateş, Su, Dost
İnsan denen canlı kendi varlığını başkasının varlı...
Ahmet DUMAN
Oruca Tutunmak
Bizi Ramazan ayına, Rahmet iklimine kavuşturan Rab...
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  Çok Güzel1077 Kişi (% 82 )
  İdare Eder151 Kişi (% 11 )
  Biraz Kötü82 Kişi (% 6 )

Toplam 1310 Kişi

Röportajlar
Aksaray Efsane Kokoreç
Türk Mutfağının Önemli Bir Parçası: KOKOREÇ Anadolu yemek kültürünün önemli bir lezzeti de kokoreçtir. ...
»
Tarihte Bugün
1807 - Kabakçı Mustafa isyanı.
1895 - Tarihçi ve devlet adamı Cevdet Paşanın vefatı.
1564 - İmam-ı Rababani (k.s.) Hazretlerinin doğumu
1878 - Ampulün icadı
Günün Sözü
Erdemli insan, tasaları silkip atandır.
(Konfüçyus)
Aksaray Nöbetçi Eczaneleri
Aksaray Nöbetçi Eczaneleri
Facebook
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklam
Sponsor
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(12 Online) 0,05ms