Bugün - 28 Mayıs 2020 Perşembe
Aksaray 28°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklam
Sponsor
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık Yaşam Kültür Spor Siyaset Eğitim Teknoloji Dünya Asayiş Diğer »
Haber Detayları

Odada Hiç Hoşlanmadığım Biri Vardı

Adam o kadar çok konuşuyordu ki.

Köşe Yazarları Haberi - 18 Aralık 2019 Çarşamba - 21:30
Adam o kadar çok konuşuyordu ki.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Adam o kadar çok konuşuyordu ki.. Hiç kimse farketmesin istiyordu susuşunu..

Yerli yersiz o kadar çok gülmüştü ki kadın.. Kimseler farketmesin istiyordu ağladığını…

İçindeki boşluğu, o acıtan yalnızlığı yemek yiyerek bastırmaya çalışan, bulabildiği hemen her şeyi midesine indirerek  yüreğinin acısını dindirmeye çalışan insanları gördünüz mü hiç?..

Titreyen elleriyle tütün paketlerine sarılan, bir venüs bardağında kendinden kaçan, aynaya bakmaktan korkan insanarın hüzünlü hikayelerini bilir misiniz?..

“Sen olmazsan nefes alamam/ yaşayamam yokluğunda..” deyip bir insana bağlı/ bağımlı yaşayanlar.. Kumar bağımlıları.. Seks bağımlıları.. İnternet bağımlıları…

Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre her yıl 2.8 milyon insan şişmanlığa bağlı hastalıklardan, 2.5 milyon kişi alkol kullanımına dayalı rahatsızlıklardan yaşamını kaybediyor..

Bu insanları alkol ya da yemek öldürmüyor. Bu insanları alkole ve yemeğe olan bağımlılıkları öldürüyor..

En kötüsü bir insana karşı geliştirile bağımlılık diyor uzmanlar.. Ne birlikte olmak rahatlatabiliyor insanı, ne ayrı kalabilmek mümkün.. Bağımlılıklar azar azar eritiyor/ mahfediyor insanları..

Bağımlılıkların nedenini sorgulamaya gelince önümüze gizemli ve oldukça karmaşık bir sayfa açılıyor..

İnsanlar sonrasında incitici ve korkunç bir ölümü tüm detaylarıyla bilmelerine rağmen neden bağımlılıklarına devam ederler?.. Nedir insanları mantıklarını bir kenara itip, kendi yaşamlarına son verecek kadar yaşamdan uzaklaştıran şey?..

Yaşamayı göze alamadıklarından mı?.. Kendileri ile barışık olamadıklarından, benlik algılarının düşük oluşundan mı?..

Çağdaş Psikoloji bu gün bağımlılığın tedavisinde inanç eksikliğinin öneminden bahsediyor.. İnsanın yüreğinde olması gereken mutlak güç, kudret sahibi Yaratıcının varlığı, bağımlılığı engelleyen en önemli faktorlerden biri olarak nitelendiriliyor.

Siz buna ister Allah deyin ister Tanrı.. İster Kozmoz olarak tanımlayın bunu ister Evrenin mantığı, Kainatın Zekası.. Hepsi aynı kapıya çıkıyor.. Büyük güce teslimiyet bağımlılığın esiri olmaktan kurtarıyor bireyi..

1935 yılında Amerika Birleşik Devletlerinin Ohio eyaletinin Akron kentinde üç alkoliğin biraraya gelerek kendilerini tedavi etmeye çalışmaları ve bunda başarılı olmaları, bağımlılıklarla mücadelede yeni bir çığır açıyor.

Şu an ülkemizde 25 ilde “Damdan düşenin derdini en iyi damdan düşen anlar” mantığından yola çıkarak terapi grupları oluşturup çalışmalar yapan insanlar var. (adsizalkolikler.com)

Beni en çok etkileyen ise bu Grup Terapilerinde uygulana gelen en önemli etkinliklerden birinin, grup üyelerinin yarım saat hiç ses çıkarmadan ve hiçbir şey yapmadan gözleri açık bir şekilde sakince durmaları.

İnsanın kendiyle yalnız kaldığı, sadece kendiyle olduğu o muhteşem anı yakalayabilmek..

Çoğu kez sevgisiz ve şiddet dolu ortamlarda yetişmiş olan; hep yabancı, hep yalnız, her zaman ölüme biraz aşık bağımlı insanlar en çok işitme sorunu yaşadıklarını bilir misiniz?.. İşitemedikleri ya da işitmeye tahammül edemedikleri de kendi iç sesleri..

Uzmanlar bağımlıların tek başlarına kalamayışlarının nedenini kendilerine olan tahammülsüzlükleriyle açıklıyor daha çok.

Twerski kendi deneyiminden örnek vererek “Odada hiç hoşlanmadığım biri vardı. O da bendim..”  diye anlatıyor bu durumu.

Sonuçta insan kendisiyle barıştıkça, çevresiyle, doğayla/ tabiatla barıştıkça en önemlisi Yaratıcıyla barıştıkça; her türlü bağımlılıkla mücadele edebiliyor ve dahası  yaşam standardını yükseltebiliyor..

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / EditörOkunma Sayısı: 1308

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Köşe Yazarları Haberleri
Hakikat arayışının sancısıdır; yaşananlar
YARA
Ateş, Su, Dost

Ateş, Su, Dost
ARMUT PİŞ, AĞZIMA DÜŞ…
Gönül
Oruca Tutunmak
Başkasının Ölümü
En Çok Yorumlananlar
Köşe Yazarları
Diş
Dişe dair bir yazıya kaç zamandır dişim gıc...
Diğer Başlıklar

Diş
Hakikat arayışının sancısıdır; yaşananlar
YARA
Ateş, Su, Dost
ARMUT PİŞ, AĞZIMA DÜŞ…
Gönül
Belediye Başkanın'dan Ramazan Ayı Mesajı
Oruca Tutunmak
Başkasının Ölümü
HAYAL ve DÜŞ
Hava Durumu ( Aksaray )
Bugün
11°°C - 28°°C
Cuma
9°°C - 28°°C
Cumartesi
8°°C - 17°°C
Pazar
8°°C - 22°°C
Namaz Vakitleri ( Aksaray )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı

28 Mayıs 2020 Perşembe
Yazarlar
Yılmaz EVAT
Diş
Dişe dair bir yazıya kaç zamandır dişim gıc...
İsmail BAŞTÜRK
Hakikat arayışının sancısıdır; yaşananlar
Su, ateş, dağ, taş ve canlılar hepsi bize bir şeyl...
Meryem Beyza EGEMEN
Ateş, Su, Dost
İnsan denen canlı kendi varlığını başkasının varlı...
Ahmet DUMAN
Oruca Tutunmak
Bizi Ramazan ayına, Rahmet iklimine kavuşturan Rab...
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  Çok Güzel1077 Kişi (% 82 )
  İdare Eder151 Kişi (% 11 )
  Biraz Kötü82 Kişi (% 6 )

Toplam 1310 Kişi

Röportajlar
Aksaray Efsane Kokoreç
Türk Mutfağının Önemli Bir Parçası: KOKOREÇ Anadolu yemek kültürünün önemli bir lezzeti de kokoreçtir. ...
»
Tarihte Bugün
1348 - Türkler'in Rumeli'ye geçişi.
1862 - Sayıştay'ın kuruluşu.
2006 - Dünya Kıble Günü
Günün Sözü
İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser
(Konfüçyus)
Aksaray Nöbetçi Eczaneleri
Aksaray Nöbetçi Eczaneleri
Facebook
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklam
Sponsor
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(26 Online) 0,08ms